Denge Ciwanen Bordeaux

Denge Ciwanen Bordeaux
 
AnasayfaKapıGaleriSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap
RADYO GIRISI

Image Hosted by ImageShack.us

En son konular
» Diyar 5 album full
Salı Haz. 24, 2008 10:06 am tarafından marksdede

» Mem U Zin .
Salı Haz. 24, 2008 10:03 am tarafından marksdede

» Ashampoo Office 2008
Paz Haz. 08, 2008 12:44 am tarafından DJZORO

» Microsoft Office Enterprise (Türkçe)
Paz Haz. 08, 2008 12:37 am tarafından DJZORO

» Google Earth Pro 4.2.180
Paz Haz. 08, 2008 12:27 am tarafından DJZORO

» WİNDOWS XP TÜRKÇE DİL PAKETİ
Paz Haz. 08, 2008 12:24 am tarafından DJZORO

» Virtual DJ Studio v5.0
Paz Haz. 08, 2008 12:20 am tarafından DJZORO

» System Mechanic 7.5.9.1 Professional
Paz Haz. 08, 2008 12:18 am tarafından DJZORO

» Blaze DVD Player Pro 6.52
Paz Haz. 08, 2008 12:15 am tarafından DJZORO

» ASHAMPOO BURNİNG STUDİO 7.21 + TÜRKÇE DİL PAKETİ
Paz Haz. 08, 2008 12:14 am tarafından DJZORO

» Windows Vista 64 Bit / Full / Türkçe
Paz Haz. 08, 2008 12:11 am tarafından DJZORO

» Norton Partition Magic 8.05 / Full
Paz Haz. 08, 2008 12:07 am tarafından DJZORO

» Symantec AntiVirus Corporate Edition 10.2.276
Paz Haz. 08, 2008 12:05 am tarafından DJZORO

» Nero 8 .3.2.1b Ultra Edition HD/ DVD-BLU RAY TURKISH
Paz Haz. 08, 2008 12:04 am tarafından DJZORO

» KITAPLARI .
C.tesi Mayıs 31, 2008 5:10 pm tarafından Admin

» KON-KURD Kongresi Brüksel’de başladı
C.tesi Mayıs 31, 2008 4:15 pm tarafından Admin

» Savcilik you tube icin dunya genelinde erisim yasagi talep ediyorlar
C.tesi Mayıs 31, 2008 4:14 pm tarafından Admin

» Avukatlari Ocalan la Gorustuler
C.tesi Mayıs 31, 2008 3:10 pm tarafından Admin

» Dünyadan: Defense News: Türkiye füze savunma sistemleri satın alacak
C.tesi Mayıs 31, 2008 3:06 pm tarafından Admin

» Dünyadan: ETA meydan okudu!
C.tesi Mayıs 31, 2008 3:02 pm tarafından Admin

SON DAKIKA

Paylaş | 
 

 Ahmet Kaya`nin Hayti ve Vefati

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 127
Kayıt tarihi : 30/05/08

MesajKonu: Ahmet Kaya`nin Hayti ve Vefati   Cuma Mayıs 30, 2008 6:44 pm

Ahmet Kaya'nın Kısa Hayat Öyküsü


Ahmet
Kaya’nın 1957 sonbaharında doğduğu şartlar düşünüldüğünde, ömrünün
çoğunu sonbaharlarla geçireceğini tahmin etmek pek de güç değildi
aslında. Ne kumaş fabrikasında işçi olarak çalışan babasının dünyayı
değiştirmek gibi bir iddiası vardı ne de doğduğu şehir Malatya’nın ve
ailenin kırk metrekarelik evinin dünyanın güzelliklerini rahatça
görebilecekleri bir penceresi. Belki doğanın her türlü nimetiyle
onurlandırdığı topraklardı doğduğu topraklar; ama dünyanın o yöresinde
görülebilecek pek bir güzellik yoktu o yıllarda. İkinci Dünya
Savaşı’nın iyiden iyiye yoksullaştırdığı Türkiye, küçük Ahmet’in
doğumundan üç yıl sonra cumhuriyetin ilk büyük askerî darbesine şahit
olacak, idam sehpalarında başbakanlarını, bakanlarını görecekti. Otuz
dört yıllık genç cumhuriyet, çok büyük acılara gebeydi. Binlerce yıldır
din uğruna, altın uğruna ve hatta bazen bir kadın uğruna onlarca ırktan
milyonlarca insanın kanının döküldüğü Anadolu topraklarının acısı
dinmeyecekti kim bilir kaç yıl daha.
Beşinci ve son çocuktu Ahmet.
Babası Adıyaman’dan Malatya’ya iş bulmak uğruna göç etmiş bir Kürt,
annesi çocuklarını namuslu ve iyi yetiştirmeye çalışan bir Türk’tü.
Türkiye’nin o yıllardaki özeti gibiydiler yani biraz. Ahmet’in
otoriteyle uyuşmazlığı daha dört-beş yaşlarında iken sokakla
tanışmasıyla başladı. Sakin ve kendi halinde yaşayan ailenin dünyayla
çatışan, dışa dönük ve disipline edilemez bireyiydi o. Sinemaya
gidebilmek için dedesinin ayvalarını manava satıyordu bazen, bazen
mahallenin başıboş eşeğine binip zamanın en ünlü gazetesinde günlük
bant olarak yayımlanan çizgi roman kahramanı Kara Murat olup kötüleri
kılıçtan geçiriyordu.
Müziğe olan ilgisini keşfeden babası, Ahmet
henüz altı yaşındayken nerdeyse boyu kadar bir bağlamayı doğum günü
hediyesi olarak eve getirdi. Ailenin yemek parasından artırılıp alınan
bu bağlamanın engellenemez bir fırtınanın ilk esintisi olduğunun kimse
farkında değildi elbette.
Sanki bir uzvu eksik doğmuştu da Ahmet, o bağlama eve gelince tamamlandı vücudu.
Birkaç
ay içinde bağlamadan çıkardığı seslerle tüm aileyi bıktırdı. Oysa ona
göre artık sahneye çıkmanın zamanıydı belki de. İnsanlar dinlemiyorsa
o, dinleyecek birilerini mutlaka bulacak kadar inatçıydı. İlk
konserini, bahçedeki kümeste tavuklara verdi. Tavuklar mutlu oluyor
muydu bilinmez; ama Ahmet bu parasız konserleri uzunca bir süre devam
ettirdi. İlk gerçek sahnesi içinse dokuz yaşına kadar beklemek
durumundaydı. Dokuz yaşına geldiğinde babasının çalıştığı fabrikanın
işçilerinin düzenlediği işçi bayramı gecesinde kendini sahnede buldu.
İşçiler Ahmet’i dinlemeyi, Ahmet kendini dinleyen işçileri çok sevmişti
o gün… Yüz binlerce insanın, işçinin hayatlarının yeniden darmadağın
olacağı ikinci darbeye üç yıl vardı. O gece ne oradaki işçiler ne de
Ahmet, çok yakın bir gelecekte işçi bayramını kutlamak şöyle dursun,
işçi kelimesini bile kullanamayacaklarını bilmiyorlardı.
Türkiye on
binlerce üniversite öğrencisini, işçisini hapishanelerde çürümeye
yollarken 1971 darbesine damgasını vuran olay, Amerikan emperyalizmine
karşı duran henüz yirmili yaşlarının ortasındaki üç sosyalist gencin,
hiç kimseyi öldürmedikleri ve yaralamadıkları halde, hızla yapılan bir
yargılamanın ardından idam edilmeleri oldu. Ahmet on beş yaşındaydı.
Anadolu toprakları, verdiği nimetlerin karşılığını almaya devam
ediyordu. Bu toplumsal ve siyasal atmosfer eşliğinde bir kuşak daha
büyüyor ve onların bilinci şekilleniyordu. Bu kuşağın tanıklık edeceği
ilk haksızlık da bu olmayacaktı.
Ahmet okula gidiyor ve geri kalan
zamanlarında bir aile dostlarının kaset, plak satan müzik dükkânında
çalışıyordu. Bu dükkânda çalıştığı sıralarda, çok çeşitli müzik
türlerini tanıma imkânı buldu. Özellikle dükkâna gelen, Ruhi Su
kasetleri alan ve bol paçalı pantolon giyen uzun saçlı gençler
dikkatini çekmekteydi. Yıllar sonra kendi hayatını anlatan bir
belgeselde onlara o zamanlar “Sucular” dediğini söyleyecekti. Ahmet’in
Sucular dediği gençler, toplumsal duyarlılığı olan ve bütün dünyada 68
kuşağı olarak anılan kuşağın Türkiye’deki yansımasından başka bir şey
değildi. Ahmet’in yazdığını hatırladığı ilk beste de o gençlerden biri
olan, Volkswagen marka bir minibüsle dolmuşçuluk yapan ve bir süre
yanında muavin olarak çalıştığı, çok sevdiği Başar Ağabey’i için
yazılmıştır. Bir gün sokak ortasında aniden polis tarafından tutuklanıp
götürülen Başar’ın durumuna çok üzülen Ahmet, “Bir Volkswagen alacağım,
adını Başar koyacağım.” diye başlayan bestesiyle yüzlerce şarkılık bir
repertuvarın ilk adımlarını attığını bilmemektedir elbette.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://dengebordeaux.forum.st
 
Ahmet Kaya`nin Hayti ve Vefati
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» Hazal Kaya Açıkladı
» Vefaat edenler
» Ehli Kitapla(Yahudi - Hristyan) Amentüde İttifakımız Varmı?

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Denge Ciwanen Bordeaux :: KURDISTAN DEVRIMI :: Sehitlerimiz Ve Sahadetleri-
Buraya geçin: