Denge Ciwanen Bordeaux

Denge Ciwanen Bordeaux
 
AnasayfaKapıGaleriSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap
RADYO GIRISI

Image Hosted by ImageShack.us

En son konular
» Diyar 5 album full
Salı Haz. 24, 2008 10:06 am tarafından marksdede

» Mem U Zin .
Salı Haz. 24, 2008 10:03 am tarafından marksdede

» Ashampoo Office 2008
Paz Haz. 08, 2008 12:44 am tarafından DJZORO

» Microsoft Office Enterprise (Türkçe)
Paz Haz. 08, 2008 12:37 am tarafından DJZORO

» Google Earth Pro 4.2.180
Paz Haz. 08, 2008 12:27 am tarafından DJZORO

» WİNDOWS XP TÜRKÇE DİL PAKETİ
Paz Haz. 08, 2008 12:24 am tarafından DJZORO

» Virtual DJ Studio v5.0
Paz Haz. 08, 2008 12:20 am tarafından DJZORO

» System Mechanic 7.5.9.1 Professional
Paz Haz. 08, 2008 12:18 am tarafından DJZORO

» Blaze DVD Player Pro 6.52
Paz Haz. 08, 2008 12:15 am tarafından DJZORO

» ASHAMPOO BURNİNG STUDİO 7.21 + TÜRKÇE DİL PAKETİ
Paz Haz. 08, 2008 12:14 am tarafından DJZORO

» Windows Vista 64 Bit / Full / Türkçe
Paz Haz. 08, 2008 12:11 am tarafından DJZORO

» Norton Partition Magic 8.05 / Full
Paz Haz. 08, 2008 12:07 am tarafından DJZORO

» Symantec AntiVirus Corporate Edition 10.2.276
Paz Haz. 08, 2008 12:05 am tarafından DJZORO

» Nero 8 .3.2.1b Ultra Edition HD/ DVD-BLU RAY TURKISH
Paz Haz. 08, 2008 12:04 am tarafından DJZORO

» KITAPLARI .
C.tesi Mayıs 31, 2008 5:10 pm tarafından Admin

» KON-KURD Kongresi Brüksel’de başladı
C.tesi Mayıs 31, 2008 4:15 pm tarafından Admin

» Savcilik you tube icin dunya genelinde erisim yasagi talep ediyorlar
C.tesi Mayıs 31, 2008 4:14 pm tarafından Admin

» Avukatlari Ocalan la Gorustuler
C.tesi Mayıs 31, 2008 3:10 pm tarafından Admin

» Dünyadan: Defense News: Türkiye füze savunma sistemleri satın alacak
C.tesi Mayıs 31, 2008 3:06 pm tarafından Admin

» Dünyadan: ETA meydan okudu!
C.tesi Mayıs 31, 2008 3:02 pm tarafından Admin

SON DAKIKA

Paylaş | 
 

 14 TEMMUZ PARTİYİ SÜRDÜRME KARARLILIĞIDIR

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 127
Kayıt tarihi : 30/05/08

MesajKonu: 14 TEMMUZ PARTİYİ SÜRDÜRME KARARLILIĞIDIR   Cuma Mayıs 30, 2008 4:59 pm

Önder APO

14 Temmuz, bir yaşam biçimi olarak, bir de
onun kararı olarak hızından hiçbir şey kaybetmeden devam ediyor. Hiç
şüphesiz yürüttüğümüz mücadele, bu anlamda karar almış yoldaşların
anılarının yaşayan gerçeği olarak bizi yönlendiriyor. Böylesine büyük
bir karar ve onun hayata geçirilişi, PKK’yi en derinden etkileyen büyük
direniş savaşımına büyük bir inatla yürümesini emreden özelliğini asla
kaybetmeyeceği gibi, daha da keskinleştirerek devam edecektir.




Anlaşılması
gerekir ki, PKK’nin temelinde böyle kararlar ve onların gereklerine tam
bağlı kalınarak yaşamak vardır. Kim bunun dışında yaşayacağını
sanıyorsa, o da kendini aldatan bir gafildir, ya bir sahtekârdır, ya da
iflah olmazın tekidir.Gerçek PKK’lilik böylesine büyük kararların
sonuna kadar içinde olmak, onu özümsemek ve onun büyük, inatçı, amansız
değerini sonuna kadar muhafaza ederek başarı çizgisinde yürümektir. Bu
da her koşulda savaşı ikirciksiz ve yine başarılı götürmek anlamına
geliyor. Bu vesileyle bir kez daha vurguluyorum: Yıllarca üzerimize
neredeyse tüm dünya gelmesine, yine parti içinde görülmemiş
sefillikler, düşkünlükler ve hastalıkların her türlüsü yaşanmasına
rağmen, biz bu çizgiden taviz vermedik. Ve herkes aklını başına almalı
ki, kolay kolay da vermeyiz.




Şüphesiz bu geçen sürecin
ne anlama geldiğini iyi bilmek, ondan da önemlisi, bugün yakın savaş
gerçeğimize ne yüklendiğini daha iyi anlamak gerekir. ’82 Temmuzu’na
doğru gelindiğinde, düşman, bir grup zindan direnişçisinin şahsında,
onları bir an önce tasfiye ederek sonuca gitmek istiyordu. O dönemde
partinin en ağırlıklı bölümü zindandaydı. Zindan direnişi imha
edildiğinde ve gerisi de haince özüne karşı kullanıldığında, dışarıda
aslında pek az bir gelişme veya PKK’yi yürütme şansı vardı. Biz o
yıllarda dışarıda çok zor koşullar altında bir grubun çalışmasını
denetliyorduk. Daha ülkeye de iddialı bir adım atamamıştık. Dolayısıyla
her şey tehlikedeydi. PKK için belki de en zayıf, en kritik süreç
yaşanıyordu. Bu çizgiyi hayata geçirmek için bu yılı çok direnişçi
olduğu kadar, sonuç alıcı gerçek bir gelişmenin temeli haline getirme
görevi vardı. Bunun da bedeli, gerçekten 14 Temmuz direnişçiliğinde
görüldüğü gibi, en değerli partililerin kendilerini ortaya koymalarına
bağlıydı. Şimdi daha iyi anlaşılıyor ki, bu kendini ortaya koyma salt
bir zindan direnişçiliğini sürdürmek ve orada teslim olmamak değil, bu
parti şahsında ortaya çıkan en zorlu bir eylem olarak karşımıza çıkıyor.




14
Temmuz kararlılığı, ulusal var olma kararlılığı oluyor, partiyi
sürdürme kararlılığı oluyor. Bizim dışarıda ise yapabildiğimiz, bu
kararlılığın anlamına sadık kalmak, onun gereklerini çizginin
gereklerine uygun olarak hayata geçirmekti. Bu süreç yaşanırken, biz bu
sahada İkinci Kongre adı altında bir yoğunlaşmayı yaşıyorduk. Bu
yoğunlaşmanın en temel hedefi ülkeye nasıl aktarılacağımızdı; adeta
kılavuzsuz bir yürüyüşün içindeydik. Her türlü tehlikey-le dopdolu bir
ortama, alacakaranlıkta veya bembeyaz karlar üzerinde yürüyerek bir
yerlere ulaşmaya çalışacaktık. 14 Temmuz’un doğal mantığı, böylesine
bir dönüş hareketini emrediyordu. Eylülde şahadet sonuçları geldiğinde,
zaten biz daha katı bir kararlılıkla ülkeye dönüşün vazgeçilmez
kararlılığı içindeydik. Demek ki bu kararlılık kendisini kutsal bir
adım olarak ülkeye dönüş biçiminde bir gelişmeye dönüştürmüştür. Bu
önemli bir gelişmeydi. Mücadelenin dinamiklerinin içten ve dıştan
birbirlerini desteklemesi imkân dâhiline giriyordu. Bu, en kritik bir
sürecin stratejik bir darbe yemeden atlatılması anlamına da geliyordu.
Burada yüklendik ve Ortadoğu sahasında hazırladığımız gücü ağırlıklı
bir biçimde ‘82’nin sonlarına doğru ağrılıklı olarak ülkeye
ulaştırabildik. Nitekim daha sonraki gelişmeler farklı gelişti.
Zindandaki ihanet ve imha böylesine büyük bir direnişle parçalandığı
gibi, ülkeye dönüş de köklerden bir kopuşun ve bir daha ülkeye dönmeme
tehlikesinin önüne geçti. İyi anlamak ve duymak gerekir ki, tarihin bu
dönemleri böyle aşılmazsa, belki de yüzlerce yıl sürebilecek bir kopuş,
bir kaybediş süreci yaşanacaktı. Tehlikenin en büyüğü buydu.

Parti
idealinden kopmak, ülkeden tümden kopmak! Acaba bu durumu tahlil
edebiliyor muyuz? Böyle bir durum bizi nereye kadar götürürdü? Bu bir
yok oluştur, seçeneği olamayan tükeniştir. Dolayısıyla direnişin ve
dönüşün büyüklüğü buradadır. Böyle sıradan bir taktik görev değil,
herhangi bir dönüş de değil, hatta stratejik dönüş olmanın ve yine
direniş olmanın da ötesinde, bu kavramların üstünde sürekli bir meşale
gibi yanacak olan direniştir.




Ülkeye dönüş, yüzyıllardan
beri sürüp gelen kaçışın, bir kendinden kaçışın durdurulması, stratejik
olmanın çok üstünde köklü bir vatana sahipleniş ve yeni yaşama göz
dikişin ifadesi olmuştur. Daha sonraki yılların gelişmesi bunu parlak
bir biçimde doğrulamıştır. Her yılı biz daha büyük bir çalışma hızına
kavuşturduk. Gerçekten PKK’lileşmenin gelişimi ve giderek savaşa
dönüşümü bu yıllardan sonra ivme kazanmıştır. İvme üstüne ivme
yaşanıyor, her yıl geçen yılı aşıyor. 15 Ağustos atılımı bunun basit
bir adımıdır, onun kendini açığa vurmuş bir parçasıdır.




Eğer
bugün bir kez daha 14 Temmuz direnişçiliği adına konuşuyorsak ve bu
temelde kazanılmış yıllara anlam vermek istiyorsak, dönem PKK’liliğini
kavramak ve gereklerini yapmak durumundasınız. Bu anlamda işleriniz
zordur. Ama bir o kadar da başarıya yakındır. Hiç kimse kazanılmış
dönemlerin mirası üzerine dayanarak günü kurtaracağını sanmasın. PKK
gittikçe daha güçlü bir çekim gücü kazanıyor, onun için işbirlikçisi
bile PKK’ye koşuyor. Tabii bu kişi PKK içinde adeta bir karasevdalıdır.
Şimdi ben yine kendimi ortaya koyuyorum. Tabii ben direnişçilerin
anısına amansız bağlıyım. Yani onların vasiyetlerinde dile getirdikleri
gibi kudretli bir yürütücüsüyüm, aman vermem. Yine açık söylüyorum ki,
kimseye yalvarmıyorum ve savaşı kimlerle yürüteceğimi iyi bilirim. Bu
kadar ayak bağı olup da kendilerinin bizim tarafımızdan yönetilmelerini
isteme hakları yok diyorum. Biz geniş yürekli insanlarız. Gerçekten de
hem politikacıyız, hem askeri anlamda işleri yürütmesini bilen ve bütün
bunları düşmanın bile kestiremeyeceği bir ustalıkla yürüten bir
kişiyiz. Bunları anlamanız gerekir. Aldanmayın diyorum.




Eğer
bu temelde bir sözünüz varsa ve onu yaşamınızın bir kırmızı çizgisi
haline, kızıl bir çizgisi haline getirmişseniz, açıkça vurguluyorum, bu
14 Temmuz direnişçiliğinin yenin bir yıldönümüne daha girerken,
kararımızın daha da büyüdüğünü ve tam da o anılara yaraşır hale
geldiğini söylemekle onlara biraz layık olduğumuza inanıyorum. Her
zamankinden daha fazla bu partiyi ve bu savaş gücünü, bunların bu büyük
kararlarını zedeletmeyecek biçimde çok eksiği de olsa yürütme gücüne
sahip olduğumuz için ve bu anlamda, biraz görevini yerine getirmenin
vicdan rahatlığını da duyuyorum. Ama bundan fazlasının bundan sonra
yerine getirilmesi gerektiğine dair kendime, partiye, sizlere, tüm
halka ve insanlığa verdiğim sözü de yineliyorum.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://dengebordeaux.forum.st
 
14 TEMMUZ PARTİYİ SÜRDÜRME KARARLILIĞIDIR
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» 28 Temmuz Bildirgesi
» Yusuf Güney Haziran-Temmuz Yaz Konserleri Takvimi

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Denge Ciwanen Bordeaux :: KURDISTAN DEVRIMI :: Serok Apo-
Buraya geçin: