Denge Ciwanen Bordeaux

Denge Ciwanen Bordeaux
 
AnasayfaKapıGaleriSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap
RADYO GIRISI

Image Hosted by ImageShack.us

En son konular
» Diyar 5 album full
Salı Haz. 24, 2008 10:06 am tarafından marksdede

» Mem U Zin .
Salı Haz. 24, 2008 10:03 am tarafından marksdede

» Ashampoo Office 2008
Paz Haz. 08, 2008 12:44 am tarafından DJZORO

» Microsoft Office Enterprise (Türkçe)
Paz Haz. 08, 2008 12:37 am tarafından DJZORO

» Google Earth Pro 4.2.180
Paz Haz. 08, 2008 12:27 am tarafından DJZORO

» WİNDOWS XP TÜRKÇE DİL PAKETİ
Paz Haz. 08, 2008 12:24 am tarafından DJZORO

» Virtual DJ Studio v5.0
Paz Haz. 08, 2008 12:20 am tarafından DJZORO

» System Mechanic 7.5.9.1 Professional
Paz Haz. 08, 2008 12:18 am tarafından DJZORO

» Blaze DVD Player Pro 6.52
Paz Haz. 08, 2008 12:15 am tarafından DJZORO

» ASHAMPOO BURNİNG STUDİO 7.21 + TÜRKÇE DİL PAKETİ
Paz Haz. 08, 2008 12:14 am tarafından DJZORO

» Windows Vista 64 Bit / Full / Türkçe
Paz Haz. 08, 2008 12:11 am tarafından DJZORO

» Norton Partition Magic 8.05 / Full
Paz Haz. 08, 2008 12:07 am tarafından DJZORO

» Symantec AntiVirus Corporate Edition 10.2.276
Paz Haz. 08, 2008 12:05 am tarafından DJZORO

» Nero 8 .3.2.1b Ultra Edition HD/ DVD-BLU RAY TURKISH
Paz Haz. 08, 2008 12:04 am tarafından DJZORO

» KITAPLARI .
C.tesi Mayıs 31, 2008 5:10 pm tarafından Admin

» KON-KURD Kongresi Brüksel’de başladı
C.tesi Mayıs 31, 2008 4:15 pm tarafından Admin

» Savcilik you tube icin dunya genelinde erisim yasagi talep ediyorlar
C.tesi Mayıs 31, 2008 4:14 pm tarafından Admin

» Avukatlari Ocalan la Gorustuler
C.tesi Mayıs 31, 2008 3:10 pm tarafından Admin

» Dünyadan: Defense News: Türkiye füze savunma sistemleri satın alacak
C.tesi Mayıs 31, 2008 3:06 pm tarafından Admin

» Dünyadan: ETA meydan okudu!
C.tesi Mayıs 31, 2008 3:02 pm tarafından Admin

SON DAKIKA

Paylaş | 
 

 Avukatlari Ocalan la Gorustuler

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 127
Kayıt tarihi : 30/05/08

MesajKonu: Avukatlari Ocalan la Gorustuler   C.tesi Mayıs 31, 2008 3:09 pm

AMSTERDAM: Erdoğan'ın açıkladığı GAP Paketi'ni değerlendiren
Öcalan, "Başbakan 'GAP'la terörü bitireceğim' diyor. Hakkımda istenilen
hücre cezaları da bunun sonucudur. Parayla Kürtleri bağlamaya
çalışacaklar. Ancak sayıları beş yüzü geçmeyen işbirlikçi aileleri
kendilerine bağlayabilirler. Onurlu Kürtler bunu kabul etmez" dedi.

Kürt
Halk Önderi Abdullah Öcalan, avukatlarıyla bir araya geldi. Edinilen
bilgilere göre, Öcalan, görüşmede sağlık sorunlarına değinerek, "Sağlık
sorunlarım aynı, bir değişme yok. Ancak sesimde sorun var. Boğazımdaki
yapışkan sıvı rahatsız ediyor." dedi.

Peş peşe aldığı hücre
cezalarına ilişkin bilgi veren Öcalan, cezaların henüz uygulamaya
geçirilmediği bilgisine vererek, "İtiraz süresi dolmak üzere, dolunca
hücre cezalarını uygulamaya başlayabilirler. Aynı nedenle üst üste
verilen hücre cezalarının hukuki dayanağı nedir? Çatışmaların on kat
daha artacağını, kırk milyon Kürdün ayaklanacağını, yine Kürdistan'ın
dört parçasındaki Kürtlerin PKK etrafında toplanacağını belirtmişim.
Aynı dayanakla bana birden fazla hücre cezası verebilirler mi? Hukuki
dayanağı nedir? Benim görüşmelerim savunmalarım temelindedir. Bu durum
savunma hakkının ihlalidir. Ben AİHM'e sunduğum savunmalarımda da
bunları ifade ettim." şeklinde konuştu.

BEN PKK LİDERİYİM

"Bu
hücre cezalarını vererek savunma hakkımı anlamsızlaştırıyorlar" diyen
Öcalan, "İşte Kürt demeyeceksin diyorlar, Önder ve liderim demeyeceksin
diyorlar. Kürdistan demeyeceksin diyorlar. Ben daha önce Adalet Divanı
kararı ile ilgili savunma alınacaksa, PKK'yi temsilen benim savunmamın
alınması gerektiğini, PKK'yi benim temsil ettiğimi söylemiştim. Bu
düşüncelerimi paylaşmam nasıl oluyor da suç teşkil ediyor? Ben PKK
lideri olduğum için yargılandım. Bunun için ceza aldım. PKK lideriyim
deyince mi suçlu oluyorum? İngiliz avukata Adalet Divanı kararına
ilişkin bu düşüncelerimi paylaşmam ve daha sonraki görüşmelerde aynı
konuyu tartışmam hücre cezası ile ilgili soruşturma nedeni oluyor. Öyle
ise bütün söylediklerim soruşturma konusu olacak. Bu da 70 - 90 gün
hücre cezası demektir." ifadelerini kullandı. Öcalan, şöyle konuştu:
"Görüşmelerim hücre cezasıyla sonuçlanacaksa o zaman görüşme yapmamam
lazım. Yani savunmalarım da ifade ettiğim bu konuları konuşamayacaksam
dedikodu mu yapayım? Ben görüşlerimi, düşüncelerimi, savunmalarımı
tartışamayacaksam görüşmelerin bir anlamı yok. Bu durum savunma
hakkının ihlalidir, AİHM'e başvuru yapacağım. Ben bu görüşlerimi daha
önceki hücre cezalarına ilişkin yazdığım tek sayfalık savunmamda ifade
ettim."

40 MİLYON KÜRT AYAĞA KALKAR

Son günlerde
tırmanan ve Türkiye'yi maddi-manevi yıkıma götüren operasyon ve
çatışmaları değerlendiren Öcalan, şu hususların altını çizdi:
"Çatışmaların gidişatı ortada, nasıl devam edecek? Hükümet demokratik
çözüm ve demokratik siyasetin gelişmesi için adımlar atmazsa çatışmalar
artacaktır. İşte bunları söylüyorum diye hücre cezaları veriyorlar.
Çatışmalar on kat daha artar, kırk milyon Kürt ayağa kalkar bu durumu
kabul etmezler diyorum bana bizi tehdit ediyorsun diyorlar. Ama bunlar
gerçeklerdir, bu gerçekleri anlamak istemiyorlar. Bu söylediklerimle
örgüte talimat verdiğimi iddia ediyorlar. Ben örgüte talimat
vermiyorum. Kaldı ki hükümet demokratik adımlar atmazsa, PKK beni
dinlemez, silah bırakın desem bile PKK silah bırakmaz. Bana niye
konuşmuyorsun, düşüncelerini açıklamıyorsun diye yetkililer gelip
görüşmüşlerdi. Şimdi de ben konuşunca, düşüncelerimi açıklayınca,
örgüte talimat verdin diye hücre cezaları veriyorlar. Oysa benim
buradaki büyük bir sabır ve olgunluk içindeki mücadelem biliniyor.
Burada hükümetin demokratik çözüm geliştirmesini, Kürtlerin de
demokratik çözümü detaylı bir şekilde kendi içlerinde tartışmalarını
sağlamaları için sabır ve büyük bir olgunluk gösteriyorum. Demokratik
çözüm geliştirilirken objektif somut ve kabul edilebilir adımları
içermesi lazım. Çözüm arayışları açık önerilerle desteklenmesi
gerekmektedir. Mustafa Kemal bile Osmanlıyı eleştirirken kendi radikal
çözüm önerilerini tartışmaya açıyordu. Bizim önerimiz demokratik
çözümdür."

PARAYLA KÜRTLERİ BAĞLAYACAKLAR

Başbakan
Erdoğan'ın Diyarbakır gezisine de değinen Öcalan, şu eleştirilerde
bulundu: "Başbakan Recep Tayip Erdoğan Diyarbakır'a gitmiş. Bunu GAP
Taarruzu ve Kürdistan Seferi olarak nitelemek gerekir. Başbakan 'GAP'la
terörü bitireceğim' diyor. Aslında hakkımda istenilen hücre cezaları da
bunun sonucudur. Bir taraftan parayla, makam mevkiiyle, teşviklerle,
makro, mikro kredilerle Kürtleri kendilerine bağlamaya çalışacaklar. Bu
politika çok eskilere Gılgameş-Enkidu'ya kadar uzanmaktadır. İktidarlar
kendilerini kadınla, parayla, makamla güçlü kılmaya çalışıyorlar.
İskender, seferlerinden sonra on bin kadın alarak on bin düğün yaptı.
Napolyon var, para para para diyor, parayla iktidarını güçlendiriyordu.
Benim içinse önemli olan özgürlüktür. Özgürlük mücadelesi veren herkese
sonsuz saygı duyarım, bu küçük bir çocuk olsa bile. Diğer taraftan da
beni etkisiz hale getirmek için idari, siyasi, adli baskı
geliştiriyorlar hatta imha etmek bile isteyebilirler. Diyarbakır'a
devlet gitmiş diyorlar, doğrudur. Devlet nedir? Devlet, idari bir
mekanizmadır, Devlet, idarecilik yapar, siyaset yapmaz. Devletle içli
dışlı olan insanlar vardır. Siyaseti bunlar yaparlar. Daha iyi
anlaşılması için örnek vereyim; İmralı Cezaevinde üzerimde mikro devlet
sistemi uygulanıyor. Cezaevinin bir idaresi var, idari işleri takip
ediyorlar. Ellerinden bunun dışında bir şey gelmez. Bana uygulananlar,
siyasetin bir sonucudur. Siyaset nedir? Siyaseti iki cümleyle güzel bir
şekilde ifade edersek; Siyaset, yerelden evrensele, bireyden topluma,
kendi kimlik problemlerini tartışması, kendi kimliğini özgürce edebi
bir şekilde ifade etmesidir, dile getirmesidir. Demokratik siyaset işte
böyle güzel bir şeydir. Edebiyat nedir? Kültürlerin, toplumların
yaşadıkları sorunları, güzel bir şekilde, edebi bir dille ifade
etmesidir. Mehmet Uzun, Kürt kültürü ve yaşamından uzak olan çevreler
tarafından niye ilgi görmedi? Çünkü Kürtlerin yaşadıklarını
anlatıyordu. Diğerleri, Kürtleri tanımıyorlar, Kürtlerin neler
yaşadığını, ne sıkıntılar çektiğini bilmiyorlar, bunu anlamıyorlar."

KÜRTLER PAKETE İTİBAR GÖSTERMEZ

Öcalan,
GAP Paketi ve Erdoğan'ın Diyarbakır gezisine eleştirilerini şu şekilde
sürdürdü: "Daha önce de tartışıldı, "teröre" 12 milyar dolar
ayırmışlar. Bununla ancak sayıları beş yüzü geçmeyen işbirlikçi
aileleri kendilerine bağlayabilirler. Bunların para için yapamayacağı,
satamayacağı değer yoktur. Bunlar küresel sermayeye dayanarak deveyi
hamuduyla yutuyorlar. Ancak onurlu Kürtler bunu kabul etmez.
Bazılarıysa 'devlet İslam'ı, İktidar İslam'ının ortaya çıkardığı
kişiliklerdir. Bunlar sübjektif olarak ajan değiller belki ama objektif
olarak ajandırlar. Halkımızı bunlara karşı dikkatli olmalı. Bu
tavırlara karşı demokratik siyasetin geliştirilmesi gerektiğini
belirtiyorum."

SİYASET AKADEMİSİ DERHAL KURULMALI

2000
yılından itibaren yaptığı siyaset okulu önerisini bu kez de yineleyen
Öcalan, "Demokratik Siyaset Akademilerini bir dakika bile gecikmeksizin
kurulmalıdır. Genelde siyaset, özelde ise demokratik siyasetin
yapılabilmesi için siyaset akademilerinin kurulması şarttır. Bu
akademilerde halk, demokratik siyaset konusunda eğitilebilir. Bu
oyunların önüne ancak bu şekilde geçilebilir. Kürtleri kandıramazlar.
Bazı yazarlar, 'Apo siyaseti biliyor ama parası yok' diyor. Doğrudur,
benim param yok ama benim onurum var, benim arkamda Kürt halkının onuru
var, milyonlarca Kürt halkı var. Kimin kazanacağını, paranın mı, onurun
mu kazanacağını göreceğiz." dedi.


En son Admin tarafından C.tesi Mayıs 31, 2008 4:02 pm tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://dengebordeaux.forum.st
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 127
Kayıt tarihi : 30/05/08

MesajKonu: Geri: Avukatlari Ocalan la Gorustuler   C.tesi Mayıs 31, 2008 3:10 pm

AKP YAHUDİ KÖKENLİDİR

AKP
iktidarını İngiltere ve İsrail bağlamında değerlendiren Öcalan, AKP'nin
temeline ilişkin şu tespit ve eleştirilerde bulundu: "Bu oyunların çoğu
taa 1926'larda geliştirilmeye çalışıldı. Bunlar aslında İngiliz
oyunları kraliçe boşuna mı geldi. Mustafa Kemal, bunları görüp
engellemeye çalıştı ama ona izin vermediler, onu etkisiz hale
getirdiler. Hatta kız kardeşi bir parti kurup siyaset yapmak istiyordu
ona da izin vermediler. Şeyh Sait isyanıyla Kürtleri de etkisiz hale
getirdikten sonra 1926 ile birlikte Birinci Hegemonik iktidarını
kurdular. Bu iktidar, mevcut laisizme dayanıyordu. İzmir Milletvekili
Yahudi asıllı Avram Galanti, Mustafa Kemal için "Musa değerindedir"
diyordu ve adeta Mustafa Kemal'i tanrılaştırmak istiyorlardı,
tanrılaştırdılar! Bugünkü iktidarın temeli de 1946'larda atılmıştır.
Aslında daha eskiye, taa Osmanlılara, 1818'lere kadar götürülebilir.
Buna da İkinci Hegemonik İktidar diyorum. Bu iktidar, mevcut laisizm
karşıtı olarak, ılımlı İslam şeklinde geliştirilmiştir. "Musa'nın
Çocukları" kitabını biliyorsunuz. Bu kitap, peygamberin oğullarını
anlatıyor. Bu iktidar da aslında Yahudi kökenlidir, eşlerinin hepsinin
başı açıktı bunların. Ben Arınç, Gül ve Erdoğan'ın birbirleriyle olan
ilişkilerini, ilişkilenme koşullarını bilmiyorum ama araştırmaya ve
incelemeye değer bir konudur. Arınç, Gül ve Erdoğan için bunlarla
işbirliği içindedir demiyorum ama bu bir İngiliz siyasetidir, bunun
araştırılması gerekir.

AKP'NİN SORUNU ÇÖZECEĞİNİ ZANNETMİYORUM

Türkiye'nin
iktidar kurumlaşmasını da masaya yatıran Erdoğan, "Günümüzde yaşanan da
Birinci Hegemonik İktidar ile İkinci Hegemonik iktidar arasındaki
çatışmadır. Kürtler bu iktidarları zaten kabul etmezler." dedi,
hegemonik iktidar olgusunu analiz etti ve şunları dile getirdi:
"Birinci Hegemonik İktidarın temel anlayışı bugünkü laisizmdir. Bugün
halen üç kuruma dayanıyor; Ordu, Yargı ve Üniversitelerdir. Bunlar bu
iktidar anlayışı içerisinde yetiştirilmiş, buna göre yaşam tarzları
şekillenmiş, mevcut laisizmi korumak için tavır geliştirmeleri,
direnmeleri ve bunu korumaları gayet doğaldır. Bunlar bu iktidarın
seksen yıllık orta sınıfıdır. Bugün bunun siyasi sözcülüğünü Baykal
yapmaktadır. İkinci Hegemonik İktidar ise Ilımlı İslam siyasetiyle
bütün bu yapıları aşmak ve denetim altına almak istiyor. Başta laisizm
olmak üzere bütün yapılarını aşmak istiyor. AKP Hükümeti ülkeyi ittihat
terakki döneminden daha geri daha beter bir duruma getirecektir.
Biliyorsunuz Dolmabahçe görüşmeleri var. Başarılı olmak ve iktidar için
ekonomik kriz gizlenmek isteniyor, borsalar, para piyasaları denetim
altında tutulmak isteniyor. Üretime dayanmadan, kupon üzerinden, kâğıt
üzerinden bunlar yapılıyor. Bahçeli de iki hegemonik iktidar arasında
bir yerdedir. Aslında AKP ve CHP'nin tamamı değil, bu partiler
içerisinde bir grup, bu hegemonik iktidarları temsil ediyor. AKP'nin
iktidarda kalabilmesi için yapması gereken üç şey var. Birincisi
ekonomik krizi olabildiğince gizlemek, İkincisi Kürt sorununun barışçıl
demokratik çözümü, üçüncüsü de para piyasalarını ve borsaları denetim
altında tutmak. Bunları başarabilir mi bilmiyorum, başarabileceğini
zannetmiyorum. Başaramazsa AKP hükümeti çözülecektir."

40 MİLYON KÜRDÜ KULLANMAYA ÇALIŞACAKLAR

Öcalan,
AKP'nin sistem içindeki rol ve işlevine yönelik şu tespitleri ifade
etti: "Ilımlı İslamla hedeflenen aslında Ortadoğu'da Arap
milliyetçiliğinin kırılmasıdır. Türkiye öncülüğünde Suriye-İsrail
görüşmelerinin yapılması, Arap milliyetçiliğinin kırılması
çalışmasıdır. Benim Suriye'den çıkartılmam da bununla ilintilidir.
Türkiye İsrail-Suriye arasındaki sorunu çözmeye çalışıyor ama bir
taraftan Amerika, bir taraftan İsrail tarafından kuşatılmış durumda.
İsrail- Suriye görüşmeleri üzerinden AKP'ye, 'Arap milliyetçiliğini
kır, biz seni bir süre daha destekleyelim' diyorlar. Bu temelde AKP
iktidarını bir süre daha destekleyecekler. El Kaide'yi biliyorsunuz,
bir taraftan Afganistan, Pakistan, Suudi Arabistan, Mısır tarafından
denetim altına alınmak isteniyor. Diğer taraftan ise, Amerika,
İngiltere ve İsrail'in Ilımlı İslam müdahalesiyle denetim altına alma
politikası var. El Kaide, Amerika'ya, 'benim önümü aç, ben bir
ulus-devletçik olarak burada yaşayayım' diyor. Ama Amerika da 'buna
izin vermem, benim denetimim altında kalmalısın' diyor. Türkiye, buna
müdahil olmaya çalışıyor ama tek başına değil, bir taraftan Amerika,
bir taraftan İsrail var. Saddam'ı çözdüler. Sıra İran'a gelecek.
Türkiye'nin kendi başına hareket etmesine izin vermezler. Amerika buna
izin vermeyecek. Kırk milyon Kürd'ü İran'dan sonra Türkiye'ye karşı
kullanmaya çalışacaklar. İşte ben bu tehlikeyi dile getiriyorum,
anlamıyorlar, bu tehlikeyi görmüyorlar ve talimat veriyorsun diye ceza
veriyorlar! Ben bunları daha önce el konulan savunmalarımda daha
detaylı bir şekilde açıklamıştım."

SOL MAHVOLMUŞ DTP OYUNLARI ANLATAMIYOR

Türkiye
sol hareketleri ve DTP'yi mercek altına alan Öcalan, konuyla ilgili
olarak "Ben burada Türk Solu liderlerine şunu söylemek isterim.
Mahvolmuşlar, onlar Bahçeli'den de daha geri durumdalar. Bu oyunları
görüp anlatamıyorlar. DTP de bunu yapamıyor. DTP demokratik siyasetin
üstesinden gelemiyor. Doğru çalışırlarsa halk arasında sağlam iki tur
atarlarsa, Türk halkının da Kürt halkının da desteğini alacaklardır. Bu
durumda hegomonik iktidarlar kaybedecektir, hatta bu iktidarlar yüzde
beş bile destek alamazlar. Demokratik siyaset kazanacaktır. Bu iş böyle
çatışmalarla, operasyonlarla çözülmez." ifadelerine yer verdi.

ÇÖZÜM ÖNERİM DEMOKRATİK SİYASETTİR

Türkiye'nin
artık hızla çözümü tartışan bir zemine sürükleneceğini ifade eden
Öcalan, çözüme yönelik şu tespit ve önerilerde bulundu: "Sorunun
siyasal yollarla çözülmesi gerektiğini ifade eden yazarlar, aydınlar
var. Türkiye artık hızla buna evirilecektir. Türkiyeli aydınlar bunu
ifade etmeye başlayacaktır. Buradan Türkiye aydınlarına da şunu ifade
etmeliyim; bu oyunları iyi görmeliler. Ben bütün bu oyunları görüp
ifade ediyorum. Bunlara karşı 'senin çözüm önerin nedir?' diye
sorulursa, benim çözüm önerim, anti tekel, anti hegemonik, barışçıl ve
demokratik temelde gelişecek, toplumun her kesiminin, küçük ölçekli
işyeri temsilcilerinin dahi içinde yer alacağı demokratik siyasettir.
Aynı çatı altında barış ve demokrasi temelinde bir araya gelinmesidir.
Buna koalisyon mu dersiniz, ittifak mı dersiniz, bu çok önemli değil.
Önemli olan demokratik çözümün gelişmesidir. Demokratik çözüm,
demokratik siyasetin öğrenilmesiyle gerçekleşir. Ben bu nedenle Hakkâri
den Edirne'ye kadar her yerde demokratik siyaset akademilerinin
kurulması gerektiğini düşünüyorum. Demokratik siyaset akademisiyle
birlikte bireyin demokratikleşmesini, bireyin demokratikleşmesi de
toplumun demokratikleşmesini getirecektir.

İSLAM DİNİ BARIŞ DİNİDİR

2001
yılında yazdığı Sümer Rahip Devleti'nden Demokratik Halk Uygarlığı'na
isimli kitabında İslamda reform, Ortadoğu'da rönesans öneren Öcalan,
geçen hafta olduğu gibi bu hafta da İslam değerlendirmesi yaptı.
Öcalan, "İslam dini de, ezilenlere yardım eden bir dindir, barış
dinidir. Camiler Hz. Muhammed döneminde sorunların tartışılıp
çözümlerin üretildiği bir toplumsal barış merkezleriydi. Günümüzde de
camiler demokratik siyasetin ve barışın gelişmesine hizmet etmelidir.
Bunun için çalışılmalıdır. Halkımızın da özellikle tarikatlardan uzak
durmaları gerektiğini düşünüyorum. Diyarbakır'da demokratik siyasetin
gelişmemesi için hiçbir neden yoktur. Demokratik siyaseti
geliştirirseniz üstesinden gelemeyeceğiniz sorun yoktur. Demokratik
siyaset gelişmezse kaybederiz." dedi.

Öcalan, sözlerini şu
şekilde tamamladı: "Mahir Kaynak, MİT'in kurumsallaşmasını sağlayan
kişilerden biridir, yoğun araştırmaları var. Yine Yalçın Küçük, Gizli
Tarih kitabında gerçeğe yakın objektif bazı şeyler söylüyor. Gizli
Tarih kitabının devamını getireceğini, gizli tarihi açıklayacağını
söylüyor. Ne kadarını başarır bilemiyorum, umarım başarır. Dışarıdaki
dostlara, geldiğiniz yerlere ve cezaevindekilere, kadınlara, gençliğe
Suriye de yanımda olan Mele Abdurrahman şahsında duyarlı mellelere de
selam ve saygılarımı iletiyorum."
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://dengebordeaux.forum.st
 
Avukatlari Ocalan la Gorustuler
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Denge Ciwanen Bordeaux :: HABER PORTALI :: Gunluk Haber-
Buraya geçin: